SON DAKİKA

Yomra Medya

TEK HEDEFLERİ İCRAATLARIMA ENGEL OLMAK

TEK HEDEFLERİ İCRAATLARIMA ENGEL OLMAK
Bu haber 12 Nisan 2021 - 16:09 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık ile belediyeye ait arazinin satışı ile ilgili detaylı bir röportaj gerçekleştirdik. Konuya dair merak edilen her şeyi Başkan Bıyık’a sorduk? Arazinin satış kararını kim almıştı? Mahkeme ilk ihaleyi neden iptal etti? İkinci ihaleye çıkılmadan AK Parti neden satış kararını iptal etti? Başkan Bıyık bu arazinin satışından elde edilecek gelirle ne yapacaktı? Hepsi ve daha fazlası için işte o ropörtaj…

SORU: Yomra Belediyesinin petrol istasyonu mu var?
CEVAP: Yomra Belediyesinin petrol istasyonu yok. Sancak Mahallesi’nde bulunan Shell petrol istasyonunun arazisi belediyenin. Ancak istasyon belediyenin değil. İstasyon, araziyi belediyeden kiralamış firmaya ait. Özetle, kiracı firma uzun yıllar önce araziyi kiralamış, üstüne istasyonu kendisi kurmuş.

SORU: Bu arazinin satışı illa gerekli mi? Satılmasa olmaz mı?
CEVAP: Yomra Belediyesinin önceki dönemden kalan borçlarının tırpanlanması, bu sayede belediyenin faiz giderlerinin azaltılarak daha fazla icraat yapabilmesi için bu satış gerekli. Bu satışı yapmadan Yomra Belediyesini maddi anlamda refaha kavuşturmak, icraat kapasitesini arttırmak mümkün görünmüyor. Ayrıca ifade etmemiz gerekiyor ki, belediyemizin bugünkü borç tutarı, önceki dönemden kaynaklı borç miktarından daha düşüktür. Buna rağmen belediyemizin borç miktarının azaltılarak icraat kabiliyetinin arttırılması için bu satış gereklidir.

SORU: Belediyelerin her hangi bir mülklerini satışa çıkarabilmesi için, belediye meclislerinin toplanarak karar alması gerekir. Bu arazi için satış kararı alabildiniz mi?
CEVAP: Bu arazi için satış kararını biz almadık. Yukarıda ifade ettiğimiz nedenlerle 2017 yılında önceki belediye yönetimi ve belediye meclisince satış kararı alınmıştır.

SORU: Satış kararını 2017 yılında aldılar. Görevi 31 Mart 2019 seçimleri ile devrettiler. Aradaki zaman zarfında bu satışı neden gerçekleştirmediler?
CEVAP: Önceki dönemlerde Yomra Belediyesine ait 3 ayrı arazi için satış kararı alıp satışı gerçekleştiren yönetimin, 4. arazi için satış kararı almasına rağmen neden satışı yapmadığını bizler bilemiyoruz. Kira sözleşmesi devam eden kiracı firma ile anlaşacak bir formül bulamamış olabilirler. Seçim (2019 seçimleri) yaklaştığı için satışı bekletmiş olabilirler. Ya da bu tahminlerimizin dışında başka nedenler olabilir. Bunu biz bilemeyiz.

SORU: Önceki dönemde Yomra Belediye Meclisinde alınan satış kararı uyarınca, siz yeni yönetimin burayı satma hakkınız var mı? Varsa bu hakkınızı kullandınız mı?
CEVAP: Belediye Meclisinde alınan bir karar, belediye başkanı değişsede, Belediye Meclisinde aksi yönde karar alınmadığı sürece geçerlidir. Yeni yönetim olarak, 2017 yılında alınan karar gereğince satış işlemini uygulamak istedik.

SORU: Yeni yönetim olarak araziyi sattınız mı? Satış için nasıl bir yöntem izlediniz?
CEVAP: Kiracı firmanın 2025 yılına kadar sözleşmesi bulunduğundan, kiracı ile karşılıklı görüşülerek, bu satışın gerçekleşmesinin Yomra Belediyesi için hayati önem taşıdığı belirtilmiş ve devam eden kira sözleşmesine rağmen satışa rıza göstermeleri talep edilmiştir. Kiracı firma, belediyeye ait arazinin, kendisine ait petrol istasyonu ile birlikte satışa çıkarılması şartı ile talebimizi kabul etmiştir. Kiracı firmanın yetkilileri, “Arazinizi, bizim istasyonumuz ile birlikte satışa çıkarın. İhaleyi biz kazanırsak araziyi de almış oluruz. Başkası kazanırsa bizim istasyonumuzu da almış olur. Böylece satış işleminin ardından yeni anlaşmazlıklar yaşanmasının önüne geçmiş oluruz” diyerek taleplerini açıklamıştır ve bu talepleri, tarafımızdan mantıklı bulunarak kabul görmüştür.

SORU: Bu doğrultuda kiracıya ait petrol istasyonunun ve belediyeye ait arazinin değeri nasıl tespit edilmiştir?
CEVAP: Belediyemize ait arazinin değeri; arazinin deniz tarafından geçen Karayolları yolu için Karayolları Bölge Müdürlüğünce ödenen kamulaştırma bedeli baz alınarak Değer Tespit Komisyonunca 14 milyon TL olarak belirlenmiştir. Arazi üzerinde bulunan kiracıya ait petrol istasyonunun değeri ise Shell&Turcas Petrol A.Ş. Yatırımlar Müdürlüğü Mühendislik Ofisi tarafından yapılan teknik değerlendirmede 4.9 milyon olarak belirlenmiştir. Kiracı, 2025 yılına kadar sözleşmesi bulunduğundan, bu işyerinden yılda 1 milyon kazandığını belirtip, 4 yıl için 4 milyon TL sözleşme fesih ücreti talep etmiştir. Bu talepleri tarafımızdan kabul görmeyip, 2.1 milyon TL ile sınırlandırılmıştır. Böylece istasyon bedeli ve sözleşme fesih bedeli olarak kiracının hakkı toplamda 7 milyon TL olarak tespit edilmiştir. Burada bilinmesi gereken en önemli husus, kiracının maddi hakkı için belediyemizin kasasından tek kuruş çıkmayacak ve arazi bedelinde her hangi bir indirime gidilmeyecek şekilde planlama yapılmıştır.

SORU: Bu doğrultuda ihale gerçekleştirildi mi?
CEVAP: 14 milyon arazi bedeli, 7 milyon istasyon bedeli olmak üzere 21 milyon muhammem bedelle ihaleye çıkıldı. İhale, Kamu İhale Kurumu’nun emrettiği şekilde duyuruldu. Ayrıca bizatihi tarafımızdan bir çok iş insanı aranarak ihaleye davet edildi. Muhaliflerimizin ihaleden özellikle haberleri oldu. Tüm süreçler taraflarından takip edildi. Belediyemiz ihale komisyonununda AK Parti grubuna mensup Meclis üyeler yer aldı.

SORU: İhale nasıl sonuçlandı?
CEVAP: İhaleye mevcut kiracı firma katıldı. Bunun dışında başka bir katılım olmadı. Söz konusu firma, 21 milyon TL muhammem bedelli ihaleyi, 21 milyon 250 bin TL vererek aldı. Bu durumda belediyemizin arazisi 14 milyon 250 bin TL bedelle satılmış oldu. Çünkü, kiracının hakkı olarak belirlenen 7 milyon TL bedel, açık arttırmaya dahil değildi. Fiyat, ihalede ne kadar yükselirse, artış belediyemize ait arazi ücretinin üstüne yansıyacaktı. Öyle de oldu.

SORU: Bunca çabanıza rağmen ihaleye neden tek bir firma katıldı?
CEVAP: Bu soruyu parası olupta ihaleye girmeyenlere, ayrıca şuan, ‘biz orayı 25 milyona satacaktık’ şeklinde açıklama yapanlara sormak lazım. Bu sorunun cevabını tam olarak biz bilemeyiz. Ancak tahminde bulunabiliriz. Petrolcülük farklı bir meslek. Sektör dışından herkesin girmek isteyebileceği bir sektör değil. Bu sektördekilerde mevcut kiracısının girdiği ihalaye girmek istememiş olabilir. Ya da arazi için belirlediğimiz fiyatı yüksek bulmuş olabilirler. Bunlar bizim tahminlerimiz.

SORU: Arazinin üzerindeki istasyona biçilen fiyat ile kiracının sözleşmesinin iptali için biçilen bedeli fazla bulmuş olamazlar mı?
CEVAP: Hayır. O dediğimiz fiyattan aşağısına böyle bir istasyon kurmak mümkün değil. Sonuçta bu arazi imarda petrol istasyonu. İhaleyi alan bir başkası olsa ve kendi istasyonunu kurmak istese, bu fiyatın altında bir ücrete yeni istasyon kurması mümkün değil. Kaldı ki, yeni istasyon kurmak zaman alacağından maddi kayıp yaşanır. Burası hazır istasyon. Hiç kimse hazır istasyonu çalıştırmak varken zaman kaybedip yeni istasyon kurmak istemez. Kira sözleşmesinin iptali için belirlenen 2.1 milyona gelince, ticaret yapan herkes bilirki, hiç kimse para kazandığı bir işletmeyi, sözleşmesi devam etmesine rağmen bedava devretmez. İhaleye girip, arazimizi satın alacak olanın, kiracı firmanın bu bedellerini ödemesi son derece mantıklı ve doğru olandır. Bu bedeller belediyemizin kasasından çıkmayacak, şekilde ihale yapılmıştır.

SORU: Peki bu satışı mahkeme neden iptal etti?
CEVAP: AK Parti grubundan bir isim, satışın iptali için dava açtı. Tabi bu davayı açarken tek hedefi 14 milyon 250 bin TL gibi önemli bir tutarın, Yomra Belediyesinin kasasına girmesine mani olmaktı. Mahkeme, bu dava sonucunda satışın iptaline karar verdi. Gerekçe olarak, belediyeye ait arazi ile kiracı firmaya ait istasyonu birlikte satışa sunmamızı gösterdi. Yasal olarak bunun doğru olmadığına hükmedildi. Bize göre en doğrusu budur. Özel sektör mantığı ile yapılmış, belediyenin zaman ve para kaybetmesini önleyecek, satıştan sonra yeni anlaşmazlıkların ortaya çıkmasına mani olacak, hukukçu görüşü alınarak hazırlanmış bir formüldü. Ancak mahkeme, ‘kanuna aykırı’ dedi. Biz bu kararı siyasi bir karar olarak değerlendirdik. Çünkü kiracı firmaya ait istasyon ile belediye ait arazi birlikte satışa sunulsa da, ihalede açık arttırmaya çıkarılan yanlızca belediyemize ait arazi idi.

SORU: Ancak yinede mahkeme kararını uyguladınız.
CEVAP: Türkiye bir hukuk devletidir. Belediyeler dahil herkes mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Biz kararı siyasi olarak değerlendirsekte, ‘başüstüne’ dedik. Gerekli iş ve işlemleri hemen uyguladık. İhaleyi kazanan firmaya verdiğimiz arazinin tapusunu geri aldık ve yeni ihale sürecini başlattık.

SORU: Yeni ihale nasıl olacaktı?
CEVAP: Mahkemenin öngördüğü şekilde, yalnızca belediyemize ait araziyi satışa çıkaracaktık. İlk ihalenin mahkeme tarafından iptal edilmesi ve yasal olarak ilk bulduğumuz formülle ihale gerçekleştirilmesinin mümkün olmaması üzerine, kiracı firma ile yanlız kendi arazimizi satışa çıkarmak hususunda görüşmüş ve mutabakata varmıştık.

SORU: Belediye Meclisinde çoğunluğu elinde bulunduran AK Parti grubu, ikinci ihaleyi yapmamıza engel olmak için harekete geçti, öyle mi?
CEVAP: Aynen öyle, önceki dönemde kendi aldıkları satış kararını, biz yeni ihale hazırlığına başladığımız an Belediye Meclisimizdeki sayısal üstünlüklerine dayanarak iptal ettiler. Böylece, 2017 yılında alınan ‘bu arazi satılsın’ kararı ortadan kalkmış oldu. Belediyeler, her hangi bir mülklerinin satışı için belediye meclislerinde karar alır. Bu kararda yine ancak belediye meclislerinde iptal edilir. Mahkeme yalnızca ihaleyi iptal eder, sizde yeni ihale yaparsınız. AK Parti grubu, belediye kendi elindeyken aldığı satış kararını, belediye başkanlığı kendilerinde olmadığı için iptal etmiş oldu.

SORU: Ancak şimdi sokakta ‘satışı mahkeme iptal etti’ dedikleri oluyormuş.
CEVAP: Bu doğru değil. Mahkeme, ihaleyi iptal etti. Mahkemenin öngördüğü şekilde yeni ihaleye çıkmaya hazırlanırken, Yomra Belediye Meclisimizde çoğunluğu elinde bulunduran AK Parti grubu, sayısal çoğunluklarına dayanarak, bu arazi için 2017 yılında aldıkları satış kararını kendilerini iptal etmiş oldu. İhalenin iptal edilmesi ile arazi için alınan satış kararının iptal edilmesi tamamen farklı şeyler.

SORU: Neden böyle yapıyorlar?
CEVAP: Bu şekilde icraatlarımıza engel olabileceklerini sanıyorlar. Bu arazinin satışı ile kendi dönemlerinden kalan borçları ödeyip belediyeyi daha fazla icraat yapabilir hale getireceğimizi iyi biliyorlar. Yaptığımız hizmetlerden bunu anlıyorlar. İmkanlarımız genişledikçr Yomra’yı icraata boğacağımızın farkındalar. İcraatlarımıza engel olduklarında gelecek yerel seçimde daha başarılı olabileceklerini sanıyorlar. Birazda intikam duygusu ile hareket ediyorlar. Böyle siyaset olmaz. Bu şekilde hareket ederek Yomra’ya zarar vermiş oluyorlar.

SORU: Peki satış kararını iptal etmek için neden 2 yıl beklediler. Size verdikleri bir cevapta onlarda bunu soruyor?
CEVAP: 2010 yılında kiracı ile yaptıkları sözleşme, belediyenin elini kolunu bağlıyor. Bu nedenle ilk başlarda kiracı ile anlaşıp satışı gerçekleştiremeyeceğimizi sandılar. Ancak biz özel sektör mantığı ile hareket ettik. Pratik ve çözüm odaklı çalıştık. Kiracı ile anlaşıp ihale hazırlıklarına başladığımızda da Ağustas ayına denk gelmişti. Ağustos ayı belediye meclislerinin yasal olarak tatil ayıdır. Bu ayda Meclis toplanmaz. Bu nedenle meclisimizdeki sayısal üstünlükleri ile o dönem iptal kararı alamadılar. Özetle ilk ihale sürecinde ‘iptal etmediler’ demek yanlış, ‘iptal edemediler’ demek gerekir. Yaptıkları açıklamanın tümü gibi bu hususta doğru değildir.

SORU: İlk ihalede araziyi ucuza sattığınızı, mahkemenin de ilk ihaleyi bu nedenle iptal ettiğini, ikinci ihale öncesinde de kendilerinin satış kararını bu nedenle iptal ettiklerini söylüyorlar.
CEVAP: Çamur at izi kalsın politikası izliyorlar ama bizim üstümüze çamur yapışmaz. Ucuza satmışsak neden ilk ihaleye girip kendileri almamışlar. Aralarında varlıklı isimler var. İhalenin iptal nedeni, belediyemize ait arazi ile kiracı firmaya ait istasyonu birlikte satışa çıkarmış olmamız. AK Parti grubundan yapılan açıklamada, burayı ucuza satarak kamu zararı oluşturduğumuz iddia edilmiş. Şimdi şöyle bir hesap yapalım: Bu araziyi kendileri kiraya vermiş. Yaptıkları sözleşmeye göre bugünkü kira bedeli ne kadar? 10 bin TL. Bölgemizde bir arazinin değeri, maksimum 20 yıllık kira bedelidir. Bu arkadaşların verdiği kira bedeli üzerinden fiyat hesaplaması yapacak olursak ortaya sadece 2 milyon 400 bin TL’lik komik bir bedel çıkar. İşte kamu zararı bu kira bedelidir. Kamu zararına neden olan bizatihi kendileridir. Satış kararını önceki dönemde kendileri aldıkları için galiba bu komik bedel üzerinden satışı yapacaklardı…

SORU: Lakin size karşı yaptıkları açıklamada, ‘biz 25 milyona satacaktık’ dediler.
CEVAP: Laf ile gemi yürütmeye çalışıyorlar. 2017 yılında, bu arazinin satışı için aldıkları belediye meclisi kararı elimizde. Neden o karara, ‘en az 25 milyona satılacak, 25 milyon bedel tespit edilmezse satış iptal edilecek’ diye bir madde yazmamışlar? O zaman neden satış kararı aldıklarında ‘en az 25 milyona satacağız’ diye bir basın açıklaması yapmamışlar? Hadi bu sorulara yanıt versinler. Bir insanın ‘biz burayı 25 milyona satacaktık’ diyebilmesi için elinde evrak olması gerekir, delil olması gerekir. Satış kararını 2017 yılında almışlar, neden 2019 seçimlerine kadar aradan geçen yaklaşık 2 yıllık sürede dedikleri fiyata bu satışı yapmamışlar peki? Neden değer tespiti bile yaptırmamışlar? Neden bu satışı yapmamışlarda trilyonlarca kredi çekip belediyeyi faiz yükünün altına sokmuşlar? Şimdi bizde diyorumki, bu araziyi sadece 2.4 milyona satacaklardı. Zira kendi belirledikleri kira bedeli, arazi bedeli olarak bu rakamı ortaya koyuyor. Bakın biz veri ile konuşuyoruz, herkesi de veri ile delil ile konuşmaya davet ediyoruz. Bu arazi için 25 milyon eder diyenler, neden bu kadar ucuza kiraya verdiklerini açıklasınlar önce. Sonra gelsinler araziyi birlikte satalım, ya kendileri girip ihaleye alsın, ya da dedikleri fiyatı verecek birini bulup getirsinler. Yomra’ya bu iyiliği yaparsalar gazeteye ilan verip kendilerine teşekkür edeceğime söz veriyorum.

SORU: Peki şimdi çıkıpta ne amaçla ‘evet biz orayı satacaktık, satış kararını almıştık ama biz en az 25 milyona satacaktık’ diyorlar.
CEVAP: Bu arazi için 2017 yılında satış kararı alan kim? Kendileri. Bu arazinin satılmasını gerektirecek kadar belediyeyi borca sokan kim? Kendileri. Halkın tepkisiyle karşılaşıyorlar. Vatandaşlar, ‘Siz burayı satacaktınız, bunun için resmi kararı siz almıştınız. Lakin seçimi kaybedince yeni yönetim icraat yapamasın diye kendi aldığınız satış kararını, belediye meclisinizdeki sayısal üstünlüğünüze dayanarak iptal ettiniz. Yomra’ya zarar veriyorsunuz’ diyor. Halkın bu çıkışı karşısında söyleyecek sözü olmayanlar, çareyi, ‘Evet bu arazi için resmi satış kararını biz almıştık ama biz 25 milyona satacaktık’ yalanını ortaya atmakta buluyor.

SORU: Bu satıştan elde ettiğiniz gelirle ne yapacaktınız?
CEVAP: İlk etapta önceki dönemde yapılan kamulaştırma nedeniyle çekilen ve tarafımızdan ödemesi sürdürülen krediye ek olarak mahkeme kararı ile ortaya çıkan 8 milyonluk yeni bedelleri ödeyip, kalan kısmı ile cadde düzenlemeleri ile yapacaktık. Şimdi bu borcu vatandaşın hizmetinden keserek ödemek zorundayız.

SORU: Son olarak başka ne söylemek istersiniz?
CEVAP: Yomra Belediyesi olarak şeffaflıkta bir Türkiye örneğiyiz. Belediyenin gelir gider durumunu belediye binasının önüne asan başka bir beldiye Karadeniz’de yok. Bizler Yomra’lıyız. Koltuklar, makamlar geçicidir. Kol kola girmeliyiz. Halkımıza en iyi hizmeti verebilmenin gayretinde olmalıyız. Birbirimizi sevmeli ve saygı duymalıyız. Bu dünya kimseye kalmaz. Ve herkes yaptığı ile anılır…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER