SON DAKİKA

Yomra Medya

BEN HEP ÇÖZÜMDEN YANA OLDUM

BEN HEP ÇÖZÜMDEN YANA OLDUM
Bu haber 02 Kasım 2020 - 17:21 'de eklendi ve kez görüntülendi.

BEN HEP ÇÖZÜMDEN YANA OLDUM

Yomra Belediyesi ile Avrasya Üniversitesi arasında yaşanan ‘dolgu sahası krizi’nde yeni gelişmeler yaşandı. AK Parti Milletvekili Salih Cora, 40 dönümün alanın 20’şer dönüm olarak kullanılmasını önerdi. Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, bu öneriye olumlu cevap verirken Avrasya Üniversitesi önce sessiz kaldı, sonra ‘olur demedik’ şeklinde açıklama yapıldı. Daha sonrasında ise bu açıklama yalanlandı. Konuyla ilgili olarak YomraSonhaber Gazetesi’ne verdiği röportajda konuyla ilgili tüm soruları ayrıntıları ile yanıtlayan ve süreci baştan sonra anlatan Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, “Ben en başından beri hep çözümden yana oldum. Halen daha çözümden yanayım” dedi. Başkan Bıyık, yine dolgu sahasında bulunan Sandal Otel’e de geriye dönük 5 yıl için 772 bin TL ecrimisil ücreti kestiklerini ifade etti. İşte Başkan Bıyık’ın YomraSonhaber Gazetesi’ne verdiği röportaj:

Sayın Başkan, Avrasya Üniversitesi ile bu süreç nasıl başladı?
Seçim döneminde bu hususla ilgili bir açıklamanız yoktu. Seçimden sonra Trabzon’un gündemi bu konu oldu…

31 Mart’ta halkımızın teveccühü ile belediye başkanı seçildim. 5 Nisan’da görevi devraldım. Mayıs ayında Bölge İdare Mahkemesi kararını açıkladı. Ortada mahkeme kararı yokken, seçim döneminde ne konuşacaktım? Ben kafama göre ‘bu alan halkındır’ demedim. Mahkeme kararına istinaden dedim. Seçim sürecinde bu konu gündeme gelseydi, elbette fikrimi beyan ederdim.

Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını açıklanmasından sonra neler yaşandı?
Yasa gereği Yomra Belediye Meclisi olarak bizden önceki dönemde Avrasya Üniversitesine yapılan tahsisi oybirliği ile kaldırdık. Bu kararlara istinaden Yomra Belediyesi olarak Avrasya Üniversitesi’ne alanı tahliye etmesi için resmi yazı gönderdik.

Bu yazıya rağmen terk etmediler mi?
Mahkemeye gittiler. Mahkeme, alanın belediyemizin uhdesinde olduğunu ancak Avrasya Üniversitesine tahliye yazısını kaymakamlığın yazması gerektiğine hükmetti. Usul hatası kararı verdi.

En baştan itibaren konunun uzlaşı ile çözülmesi yönünde girişimler oldu mu?
Şimdi bir kere şunu herkesin kabul etmesi lazım: Hiç bir zaman, Avrasya Üniversitesini Yomra’dan çıkarmak, orada üniversiteye hiç alan bırakmamak gibi bir düşüncemiz olmadı. Bu nedenle en baştan beri konunun istişare ile çözülmesini istedik. Bizim çözüm önerilerimize karşılık en başta, ‘elinden geleni ardına koymasın’ diye haber yolladılar. Sonra aracılarını gönderip, ‘tamam, anlaşacağız’ dediler ama sonrasında caydılar. Hoca geliyor üniversiteden, ‘Başkanım şu sorunu şu şekilde çözelim’ diyor. Oturuyoruz, konuşuyoruz. Sonra aradığımda ‘Ömer Bey caydı’ diyor. Benim tüm açıklamalarım ortadadır. Arşivler yalan konuşmaz. En baştan beri Avrasya’ya hiç alan bırakmamak gibi bir tutumum ve açıklamam olmadı. Hep bir miktar alanın Avrasya’nın kullanımında bırakılmasını, geri kalan alanında belediyemiz tarafından sosyal alan yapılarak halkın hizmetine sunulmasını önerdim.

Bu yaşananlar sonrasında ise alana girerek basın açıklaması düzenlediniz.
Evet, alanda basın açıklaması düzenleyerek mahkeme ve Yomra Belediye Meclisi kararları doğrultusunda alanın halkın olduğunu kamuoyuna açıkladım. Tüm gözler böylece Yomra’ya döndü, herkesin bu konudan haberi oldu.

Bu olayın ardından Avrasya Üniversitesi yönetimi ne yaptı?
Gazetelere aleyhimde tam sayfa ilanlar vermek suretiyle şahsıma karşı karalama kampanyası başlattılar. Beni yıpratabilmek için ellerinden geleni yaptılar. Alandaki basın toplantısına katılıp, açıklamamı sosyal medyasından paylaşan arkadaşlarıma bile dava açtılar.

Alandaki açıklamanızın ardından yine görüşmeler oldu mu?
Valimiz Sayın İsmail Ustaoğlu, konunun suhuletle çözümünü istedi. Buradan aracılığınız ile kendilerine teşekkür etmek istiyorum. Zira bu konuda Sayın Valimiz devlet adamlığını en güzel şekilde ortaya koymuştur. Sayın Vali, beni ve Ömer Beyi toplantıya çağırdı. Ben gittim, Ömer Bey gelmedi. Vali Bey, sorunun suhuletle çözümünü yineledi. Avrasya Üniversitesine alan bırakılması, geri kalan alanı halka açmamızı istedi. Bizde zaten öneriyorduk. Vali Bey’in çıkışının ardından yine aracılarını gönderdiler. Yine çözüme yanaşır gibi yapıp caydılar.

Sonrasında AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora, alanın tümünün devlet eliyle belediyeden alınıp tekrar Avrasya’ya verileceğini açıkladı. Bunu nasıl karşıladınız?                                  Yanlış bilgilendirildiklerini düşündüğüm için atlayıp Ankara’ya gittim. Kendilerini ve tüm milletvekillerini ziyaret ederek durumu anlattım. Asla Avrasya Üniversitesi’ne alan bırakmamak gibi bir düşüncemiz olmadığını, üniversitenin ihtiyacı kadar alanı kullanımlarına bırakmayı defalarca teklif ettiğimi ifade ettim. Salih Bey dâhil tüm milletvekillerimiz bana hak verdiler.

Tüm bunlara rağmen Avrasya Üniversitesi çözüme yanaşmadı? Neden?
Bence bunun en büyük sorumlusu basın ve bazı güç odaklarıdır. Elbette hepsi değil ama bazı basın kuruluşları bu konuda Avrasya Üniversitesi’ne orantısız destek verdiler. Sürekli eğitime destek vermek adı altında üniversite yönetiminin yanlışlarını savundular.

Peki, alanda yıkım yapmaya nasıl karar verdiniz?
Bu seçenek en baştan beri masadaydı. Uygulamak istemediğim bir seçenekti. Bir televizyon kanalı Yomra’ya gelip vatandaşlarımızla röportajlar yapıyor. Konuşanların yüzde 80’ni Yomra’dan ortak yaşam alanlarının eksikliğinden şikâyetçi oluyor. Bunu izleyince içim cız etti. Devletin 100 dönümün üzerinde dolgu alanı kazandırdığı Yomra’da, belediye halka yaşam alanı kazandıramamış. Bu eksikliği gidermek benim vazifemdir. Bu eksikliğin giderileceği alanda o dolgu sahasıdır. Zira Avrasya Üniversitesinin orada 40 dönüm bahçeye kesinlikle ihtiyacı yoktur. Bu nedenle Gecekondu Kanunu’nun bana verdiği yetkiyi kullanarak yıkım yapmaya karar verdim.

Yaptığınız yıkımın hukuksuz olduğunu, mahkeme kararına aykırı olduğunu, buna yetkiniz olmadığını ifade ettiler. Bunlar doğru mu?
Basın açıklaması yapıp ellerinde belediyeye karşı kazanılmış mahkeme kararı olduğunu söylediler. Hatta üniversitedeki bazı akademisyenlere bile bunu fotokopi yapıp dağıttılar, basın mensuplarına dağıttılar. Onların mahkeme kararı dedikleri, az öncede ifade ettiğim gibi, bizim gönderdiğimiz tahliye yazısına istinaden mahkemenin, ‘tahliye yazısını Kaymakamlık yazmalı’ şeklinde verdiği karardır. Asıl olan Bölge İdare Mahkemesi ve Yomra Belediye Meclisinin kararlarıdır. Yıkımın hukuksuz olduğu şeklindeki iddialara gelince, Gecekondu Kanunu’nu açıp okusunlar. Gecekondu Kanunu bu yetkiyi bize veriyor. Bizde bu yetkiye istinaden ruhsatsız duvarları yıktık.

Yıkım yaptığınız gün, Üniversite Genel Sekreteri’nin size karşı kullanmış olduğu ifadeler kameralara yansıdı. Tüm Trabzon, Genel Sekreteri ayıpladı. Orada neler yaşandı?
O kadın benim muhatap alacağım seviyede birisi değil. Almadım da zaten. Olayı provoke etmek istedi. Belli ki bunun için görevlendirilmiş. Edep, çok önemli bir ayrıntıdır Tuncay Bey. Ne olursa olsun, insan edebinden taviz vermemeli. Edebi elden bırakanlara söyleyecek sözüm olmaz. Kendilerini mahkemeye verdim. Hâkime anlatsınlar dertlerini.

Yıkım yaptıktan sonra alana kanal açtınız. Kanal ile alanı ikiye böldünüz. Avrasya’ya ne kadar alan bıraktınız?
Avrasya Üniversitesi’nin yıllarca kullandığı o alan 40 dönüm. Ben, şimdilik 18 dönümü yine Avrasya’nın kullanımına bıraktım. 22 dönümü halkın kullanımına açtım. O kanalı da duvar inşaatı yapmak için açtım. İstedik ki, üniversitenin kullanımına bıraktığımız alan ile halkın kullanımına açtığımız alan arasında duvar yapalım. Böylece bahçedeki öğrencinin mahremiyetini koruyalım.

Yıkımın ardından Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ömer Yıldız basın açıklaması yaparak yerleşkeyi kapattıklarını açıkladı.
Evet, bu açıklamayı yaptı. 1 saat sonra da çalışanlarına, ‘gidin belediyenin açtığı kanalın içine yatın ki, belediye çalışamasın. Duvarı yapamasın’ diye talimat verdi. Talimatına uymayanları da işten atmakla tehdit etti.

Bu sürecin sonunda Avrasya Üniversitesi bu yerleşkeyi kapatır mı peki?
Şimdi bakınız, Yomra halkı olarak şunu çok iyi anlamalıyız. Bu açıklama ile esnaflarımızı bize karşı kullanmak istiyorlar. Ben, asla Yomra’dan üniversiteyi çıkarmak gibi bir düşüncede olmadım. Ben hep çözümden yana oldum. Öyle olsa en baştan beri, üniversiteye alan bırakmayı teklif etmezdim. Öyle olsa yıkım yaptığım gün kanal açıp üniversiteye alan bırakmazdım. Şuan zaten korona dönemindeyiz. Aylardır öğrenci yok.

Yıkımdan sonra Kaymakamlık, Avrasya Üniversitesine resmi yazı yazarak alanı tahliye edip size teslim etmesini istedi. Bu süreç ne durumda?
Tahliye için 15 gün süre verildi. Bu hafta başı süre doluyor. Yürütmeyi durdurma almak için mahkemeye gittiler. Böyle bir karar çıkacağını sanmıyorum. Eğer bu tebligata rağmen alanı boşaltmazlarsa, devletimiz alanı boşaltıp bize teslim edecek.

Peki, Kaymakamlık neden aylar öncesinden bu yazıyı yazmadı?
Bunlarla gündemi değiştirmeye, yeni tartışmalara girmeye hiç gerek yok. Bizim istediğimiz tahliye yazısı nihayetinde yazılmıştır. Ben Sayın Valimize, Sayın Kaymakamımıza teşekkür ediyorum. Bu yazıyı bile kamuoyuna ters şekilde aktaranlar oldu. Vay efendim Kaymakamlık, ‘belediyenin yetkisi yok, yetki bizimdir’ dedi şeklinde haberi kamuoyuna sürdüler. Oysa Kaymakamlık yazısında, ‘alanı tahliye et ve Yomra Belediyesine teslim et’ diyor. Zira yukarıda da ifade ettiğim gibi tahliye görevi Kaymakamlığa aittir.

Yıkım işleminin ardından AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora’nın hakem olması süreci nasıl gelişti?
Yıkım işleminin ardından Sayın Cora’nın hakem olması yönünde bir kanaat oluştu. Ben kendilerine teşekkür ediyorum. Elini taşın altına koydu. Ben de, mutlaka çözümden yana olduğumu, kendilerinin kamu yararına olacaklarına yürekten inandığımı, konu ile ilgilenmelerinden memnuniyet duyacağımı ve kendilerinde oluşacak vicdani karara uyacağımı söyledim.

Yaptığı görüşmeler sonrasında da 40 dönümün 20’ye 20’i bölünmesini önerdi.
Şimdi Tuncay Bey, burada önemli olan sorunun çözümü, Yomra’nın gündeminden bu konunun kalkması ve halkımızın hakkı olan yaşam alanına kavuşmasıdır. Zira herkes orta yolun bulunarak sorunun çözümünü istiyor. Az önce ifade ettiğim gibi yıkım yapıp alanı böldüğümüzde zaten 18 dönüm alanı bırakmıştım. 18, 20 olmuş çok önemli değil. Ha vicdanı kanaatimi sorarsanız Avrasya Üniversitesine 5 dönüm bile fazla fazla yeter. Lakin gelinen süreçte kamu yararına çözüm için böyle olması gerekiyorsa olsun, ben varım dedim. Ayrıca, biz yıkım yaptıktan sonra, Başkan üniversiteyi Yomra’dan çıkarmak istiyor, bazı esnaflar mağdur olur diye yaygara yapanların, bu açıklamamın ardından yahu Başkan niye bu teklifi kabul etti. 20 dönüm Avrasya’ya çoktur dediğini duyuyorum. Yere batsın böyle siyaset! Benim siyaset derdim yok. Benim derdim Yomra’yı güzelleştirmek. Yomra’nın sorunlarını çözmek. Lakin birilerinin Yomra umurunda değil.

AK Parti Milletvekili Salih Cora’ya güvenmenizin hata olduğunu söyleyenler var.
Cumhurbaşkanı güvenmiş aday yapmış. Halk güvenmiş milletvekili yapmış. Ben niye güvenmeyeyim? Ben daha adayken bile defalarca asla parti siyaseti yapmayacağımı, Yomra’nın çıkarları için herkes ile görüşeceğimi ifade etmiş bir belediye başkanıyım. Benim için aslolan siyaset değildir, Yomra’nın çıkarlarıdır. Ben Sayın Salih Cora’ya çabasından ötürü teşekkür ediyorum.

Partinize mensup Ortahisar Belediye Meclisi Üyesi Davut Çakıroğlu, Milletvekili Cora’nın önerisinin ardından aleyhinizde sert açıklamalarda bulundu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Söylediklerinin hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Zaten dikkate alanda yok. AK Parti’li milletvekili ile kavga yapmak istiyorsa gitsin başka konuda yapsın. Ben her şeyden evvel Yomra’nın çıkarlarını düşünmek zorundayım. Siyasetçi değil belediye başkanıyım. Ben çözümden yanayım. Ben bir siyasetçi ile kavga yapacaksam da Yomra için yaparım. Siyaset ve egolarım için yapmam. O şahsın söylemlerinin hiçbir önemi yok.

Partinizin bu husustaki düşüncesi nedir?
Teşkilat Başkanımız Koray Aydın, İl Başkanımız Azmi Kuvvetli, İlçe Başkanımız Zekeriya Akgül ve teşkilat mensuplarımız desteklerini ifade etmişlerdir.

Avrasya Üniversitesi bu teklifi kabul edecek mi? Üniversitenin koordinatörü ‘olur demedik’ şeklinde bir açıklama yaptı. Sonra bu açıklama geri çekildi.
Karar onların. Ben çözümden yana olduğumu defalarca gösterdim. Bu kez tüm Trabzon’da şahit oldu. İstedikleri kararı versinler. Umarım çözümden yana olurlar. Bizim üniversite ile sorunumuz yok. Üniversite yönetimi aleyhimde her türlü çabanın içinde olsa da ben asla konuyu kişiselleştirmem. Orada üniversite olsun, hem de öyle birkaç yüz öğrenci ile değil, binlerce öğrencisi ile olsun istiyorum. Alanın diğer kısmında da Yomra’mızın hakkı olan yaşam alanını ilçemize kazandıralım istiyorum. Ben her türlü adımı attım, söyleyeceğimi söyledim. Şimdi sıra onlarda, istedikleri kararı vermekte elbette özgürdürler.

Avrasya Üniversitesi bu teklifi kabul ederse, onlara bırakılacak alanın devri yasal olarak nasıl gerçekleşecek?
Kabul etseler de etmeseler de o alanın tümü halkındır. Öyle alanın tapusunu vermek falan diye bir şey yok. Söz konusu kadar alanı kullanımlarına bırakırız o kadar.

Aynı alanın kenarında Sandal Otel’in kullandığı alanında dolgu sahası olduğu ortaya çıkmış oldu. Orası ile ilgili bir tasarrufta bulundunuz mu?
Tabiki bulundum. Geriye dönük 5 yıl için 772 bin TL ecrimisil ücreti kestik. Yasa geriye dönükte, en fazla 5 yıl için ecrimisil ücreti kesmemize müsaade ediyor. Bu limiti sonuna kadar kullandık. Bir ticarethanenin halkın malında, belediyeye tek kuruş ödemeden ticaret yapması doğru değil. Bu yanlışı ortadan kaldırdık.

Sayın Başkan bizlere zaman ayırıp tüm sorularımıza samimiyetle yanıt verdiğiniz için teşekkür ediyorum.     Ben teşekkür ederim. Gazeteniz Yomra’mıza renk kattı. Yayın hayatınızda başarılar dilerim.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER